Homeopatik Görüşme Nedir ve Nasıl Olur?

Daha önce herhangi bir homeopat ile homeopatik görüşme yapmadıysanız bu yazımız size homeopatik görüşme nedir, homeopatik görüşmede neler sorulur, nasıl olur gibi merak ettiğiniz tüm sorulara yanıt olacaktır. Homeopatinin en çok merak edilen konusu olan homeopatik görüşme için detaya inmeden, öncelikle homeopatik görüşme nedir bu kavramı bir açıklayalım…

Homeopatik Görüşme Nedir?

Homeopatik görüşme; hasta ile homeopatın, hastanın zihinsel, duygusal ve fiziksel seviyedeki anlamlı olacak semptomların bütününe tam ve kesin olarak ulaşmasını sağlamak amacıyla yaptıkları görüşmedir. Homeopat, bu görüşmede hastasıyla ilgili sorunların detayına inerek, hastasının tedavisi için gerekli olacak remedinin bulunmasına kılavuzluk edecek ipuçlarını yakalamaya çalışır.

En genel ifade ile tanımladığımız homeopatik görüşme, homeopati ile tedavinin en önemli kısmıdır. Homeopati için genellikle bir sanat olduğundan bahsedilir. İşte sanat kavramının tam manasıyla gerçekleştiği alan burasıdır.

İyi bir homeopatik görüşme için homeopatin yeterli düzeyde deneyimli olması şarttır. Sonuca götürecek bulguları (rubrikleri) yakalayabilmesi, homeopatin bilgisinin ve tecrübesinin eseri olacaktır.

Homeopatik Görüşme Nasıl Olur?

Homeopatik görüşme, hastanın zihinsel, duygusal ve fiziksel seviyedeki semptomlarına ulaşılması için yapılan bir görüşme olduğu için oldukça mahrem ve titizlik içerisinde yapılması gereken bir vaka analizidir. Öncelikle hastanın kendisini rahat hissedeceği, güvende hissedeceği ve tüm gerçeklerini dökebileceği bir ortamda, sessiz ve başkalarının duyamayacağı bir şekilde yapılmalıdır.

Hasta, homeopatın samimiyetini sonuna kadar hissetmeli ve homeopat hastayı ön yargısız ve tarafsız olarak dinlemelidir. Yargılamalardan, nasihatlerden ve ahlaki uyarılardan kaçınılmalıdır. Yargılandığını hisseden hasta, kendisini geri çekecek ve hastalığının tedavisi için gerekli bilgileri paylaşmayı reddecektir, bu yüzden azami özen gösterilmelidir.

Homeopatlar için oldukça önemli olacak bir detay ise, hastanın bulguları alınırken, daha önceden görmüş oldukları vakaları düşünerek önyargıya düşmeleri sonucu, hastanın tedavisi için gerekli çabayı göstermemeleri ve doğru remediyi bulamamaları ile sonuçlanması durumudur. Bu konuda Dr. James Tyler Kent‘in şu sözleri çok anlamlıdır; “Akılda tutulmalıdır ki, kırmızı mürekkeple altı çizilmelidir ki, duvara yazılmalıdır ki, bir vakayı incelerken yapılması gereken en önemli şeylerden birisi daha önceden benzer bir vakanın varlığının hiçbir şekilde düşünülmeden dikkatten uzak tutulmasıdır. Aksi takdirde akıl önyargı yüzünden en iyi çabayı gösteremeyecektir. Önüme gelen her yeni vakada bununla savaşmak zorundayım. Zihnimde daha önce tedavi ettiğim benzer vakaları düşünmemek için bir savaş vermekteyim, aksi halde önyargılar beni etkileyecek.”

Homeopat, Kent’in sözlerini akılda tutmasının yanı sıra kendisini de homeopatik görüşmeye hazırlamalıdır. Kafasında başka sorunlar, kişisel problemler, yada başka akıl kayması yaratacak durumlar var ise, bunları görüşme öncesi uzaklaştırmanın bir şekilde yolunu bulmalıdır. Çünkü homeopatik görüşmede hem hayal gücü hem de dikkati önemli rol oynayacaktır. Şöyle ki, hasta kalabalıkta korku hissettiğini söylediğinde, homeopat bu korku hissini hastaya soracağı kalabalığın baskı yaratması sebebiyle mi yoksa havanın azlığı sebebiyle mi korku yaşadığını, yada kalabalığın toplu bir hareket etmesi nedeniyle kendisinin öz kimliğini kaybetme korkusu mu yaşadığı gibi daha derinlemesine ve sonuca götürecek sorular sorabilecek bir zihin yapısında ve bilgide olması gerekmektedir.

Homeopatik görüşmede, homeopat hastaya görece daha sessizdir, fakat soracağı kritik sorular ile hastanın bulunduğu patolojik durumun ruh haline girmesi gerekmektedir. Hastaya vereceği, samimiyet, bilgi, deneyim ile hastanın ruhunun ortaya çıkarılması, homeopatik görüşmenin başarılı sonuçlanmasıyla taçlanacaktır.

Genel olarak bir homeopatik görüşmede hasta alışık olduğu klasik batı tıbbının öğretmiş olduğu tarzda bilgiler verecektir. Homeopat, gerekli durumda hastasının tıbbi kayıtlarını ve raporlarını görmek isteyebilir yada kullanmış olduğu ilaçlar varsa bilmek isteyebilir. Genel bilgiler alındıktan sonra hastaya yaşamış olduğu her semptomun örneğin bir baş ağrısının konumunu, ne kadar sürdüğünü, hangi duygular yaşadığını, kötüleşme zamanı, kaç zamanda bir tekrarladığı, sıcağa, soğuğa, hava değişimlerine karşı gösterdiği değişimler, harekete karşı gösterdiği belirtiler, pozisyon, sürtünme yada baskı uygulandığından semptomlarda ne gibi artma yada azalma yaşadığı gibi detay sorularına geçilir.

Homeopat, hastanın yaşadığı sorunların zaman içerisinde ne gibi gelişmeler yaşadığını hakkında da bilgi almak ister. Bu konuda anlamlı bilgilerin elde edilebilmesi için homeopat şu konulara odaklanma gösterebilir;

  • Hastanın yaşamında sevdiklerinin kaybı, büyük mali kayıplar, kimlik krizleri, yaşam stresleri gibi zihinsel yada duygusal şoklar
  • Hastanın genel sağlık durumunu etkileyebilecek cinsel sağlık sorunları, cinsel bulaşıcı hastalıklar, büyük hastalıklar…
  • Hastaya yaşamı boyunca uygulanan tedaviler, kortizon, doğum kontrol hapları, tiroid hormonu, sakinleştiriciler, antibiyotikler gibi ilaçlar ve tedaviler…
  • Hastaya uygulanan aşılar ve gösterilen reaksiyonlar

Burada vermiş olduğumuz semptomlar yada durumlar sadece örnek olması amacıyla verilmektedir. Her bir vakada ki sorulacak sorular, hastanın durumuna göre değişkenlik gösterebilmektedir. Görüşmeden en önemli şey, hastanın homeopatin ilgisini anlaması ve kendisini mümkün olduğunca ifade etmeye çalışmasıdır.

Hastanın genel olarak ifade ettiği durumlar, homeopat tarafından ne gibi, somut bir örnek verebilir misin gibi daha detaya inici özellikte olmalıdır. Hastaların fiziksel semptomlarını rahatlıkla açıkladığı gibi zihinsel ve duygusal semptomları konusunda da rahat olabilmeleri için homeopat gerekeni yapmalıdır. Çünkü hastalar kendileri için en mahrem bilgileri gizleme eğilimi gösterebilirler. Bu konuda homeopatın büyük bir önem ve hassasiyet göstermesi gerekmektedir. Dini bir bakış açısıyla günah kavramı olarak görülen olaylar yada korkular, homeopatın son derece önem vermesi gereken duygular olabilir. Bu tür duygular ortaya çıkarıldığında hastanın yaşadığı patolojik durumun gerçek ruhunu ortaya çıkarabilirsiniz.

Duygusal ve zihinsel konularda hastanın yaşadığı gerginlik yada huzursuzluk konusunda homeopat son derece dikkatli olmalıdır. Gerekirse homeopat bu konuda nazik ve duyarlı bir şekilde konuyu biraz erteleyebilir.

Homeopat, hastasıyla yapmış olduğu görüşme boyunca kendisi için notlarını alır.

Homeopatik açıdan duygusal, fiziksel ve zihinsel seviyelerde ki semptomlar ve bunların alt sebepleri ortaya çıkarıldıktan sonra homeopat hastası ile görüşmeyi tamamlar. Daha sonrasında hastadan elde ettiği semptomları değerlendirerek, hastasına gerekli olan homeopatik ilacı, remediyi verir ve hasta takibine başlar.

Homeopatik görüşme esnasında sorulan sorulara homeopatik anamnez denir ve ilerleyen yazılarımızda bu konuda detaylı bir çalışma yayınlacağız. Bizleri takipte kalın…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.