Homeopati Nasıl Çalışır?

Herkesin homeopati ile yolları bir gün kesişecek ve siz bu yazıyı okuduğunuza göre bir şekilde homeopatiyi biliyorsunuz yada duydunuz demektir… Ağırlıklı olarak instagram sayfamızda yaptığımız paylaşımlar ile homeopatiyi ve homeopatinin etkilerini geniş kitlelere duyurmaya çalışıyoruz ama şu bir gerçek ki, homeopati Türkiye’de henüz yeni yeni tanınmaya başlandı. Bu yazımızda homeopati nasıl çalışıyor konusu üzerine konuşacağız fakat sizin homeopati ile ilgili yolculuğunuz bu yazı ile başlamışsa homeopatinin tarihçesini ve homeopati nedir isimli sayfalarımıza da göz atmanızı isteriz…

Homeopati bilindiği üzere Dr. Samuel Hahnemann tarafından 17. yüzyıl sonlarında bulunmuş bir tedavi yöntemidir. Homeopatinin temel kitabı olan “Organon of the Medicine” yani “Tıbbın Özü” Hahnemann tarafından 1810 yılından 1.Baskısını yapan ilk kitap olma özelliğini taşımaktadır. Samuel Hahnemann, homeopati üzerine çalışmalarını ilerlettikçe yazmış olduğu bu kitabın üzerine 5 kez daha güncelleme yaparak 6. baskısı 1842’de bitmiş olmasına rağmen 1921 yılına kadar basılamadı fakat bu tarihte Dr. William Boericke tarafından 5. ve 6. baskı incelenerek kitabın 6. baskısı İngilizce sürümü olarak yayınlanmıştır.

Hahnemann yazmış olduğu Tıbbın Özü kitabında homeopatinin çalışmasını şu şekilde anlatır;

  • Bir madde sağlıklı kişilere verildiğinde ortaya çıkan belirtilerin aynısını gösteren hasta kişilere uygun dozda verildiğinde kesinlikle ve kalıcı olarak iyileştirmektedir.
  •  Yeni ve farklı türden bir homeopatik remedi, beden ve ruh üzerinde daha kuvvetli ve benzer etkiye neden olabiliyorsa, hastalığın yapmış olduğu etkiyi kalıcı olarak uzaklaştırır. Homeopatik remedinin etkisi, remedinin yapmış olduğu etkisinin benzer ve daha kuvvetli olmasından kaynaklanmaktadır.
  • Cerrahi olarak tedavi edilen durumlar hariç, hastalıkların beden (beden ve ruh) üzerinde yapmış oldukları etkileri, benzeri daha kuvvetli olarak bedende oluşturan homeopatik remedi kullanıldığında iyileşmesi mümkün olmaktadır. Vücut bir nedenle zayıf düştüğü için hastalığı yenebilecek gücü toplayamamaktadır. Fakat hastalığın belirtilerine benzer ve daha kuvvetli bir etki yapay olarak homeopatik remedi ile oluşturulduğunda, vücut bu tehdit karşısında daha şiddetli bir şekilde cevap vermeye mecbur kalmaktadır. Verilen bu daha kuvvetli tepki ile de hastalığın yenilmesi mümkün olmaktadır. Benzer benzerini tedavi eder kuralının da altında yatan, yapay hastalık belirtilerinin, mevcut hastalık belirtilerine benzer olmasından dolayı, zaten zayıf düşen bedene bir de ekstradan yeni yükler getirmemek amacıyla yapılmaktadır. Bu yöntem ile birlikte mevcut hastalık yenilerek sistemden uzaklaşır ve verilen homeopatik remedi kesilerek yapay hastalığın da gitmesi sağlanarak, vücudun dengeyi ve sağlığı bulması sağlanır.
  • Kısa süren (akut) hastalıklarda vücut kendi başının çaresine bakabilmekte fakat kronik hastalıklarda ise homeopatik remedi almadan bu iyileşme gerçekleşemez.
  • Sağlığı bozacak etkenler her zaman hastalığa sebep olmazlar. Organizma bozucu etkenlere açık olduğunda ve hastalık yapacak kadar maruz kaldığında hastalıklar ortaya çıkar. Hastalık yapıcı etkenler; fiziksel, psikolojik hatta fizikötesi olabilir. Fakat homeopatik remediler istisnasız olarak her durumda organizmayı etkiler. Bu duruma örnek olarak 1801 yılında yaşanan kızıl salgınında, bu hastalığı geçirmemiş çocukların hepsi kızıla yakalanmaktaydı fakat doğru zamanda alınan Belladonna remedisi ile çocukların hiçbiri bu hastalığa yakalanmadı. Bu örnek göstermektedir ki, remediler sağlımız açısından çok güçlü bir etkiye sahiptirler. Fakat burada yine vurgulamak gerekir ki, remedilerin yarattığı belirtiler, mevcut hastalığın belirtilerine benzeyen ve daha şiddetli belirtiler olmalıdır, aksi halde iyileşme gerçekleşmez.

Bu durumu açıklamak için 4 farklı senaryo ile örneklendirme yapalım…

Senaryo 1: İki farklı hastalık durumu, eski hastalık daha güçlü 

Organizmada iki farklı hastalık (belirtileri benzemeyen) var ve eskisi biraz daha güçlü yada tamamen denk güçte olsa eski hastalık yeni olanı uzak tutacaktır. Örnek olarak raşitizmden sıkıntı çeken birisinde çiçek aşısı tutmayacaktır.

Senaryo 2: İki farklı hastalık durumu, yeni hastalık daha güçlü

Yeni ve belirti olarak eskisine benzemeyen hastalık eski hastalıktan daha güçlü olduğu durumda organizma yeni hastalığın etkisi altına girer. Eski hastalığın belirtileri kaybolur, yeni hastalık doğal yollarla yada tedavi sonucu geçerse eski hastalık yeniden ortaya çıkar. Örnek olarak aynı anda bulaşan çiçek ve kızamık hastalıklarında, çiçek kızamık belirtilerini bastırır, çiçek hastalığı iyileşmeye başladığında ise kızamık belirtileri ortaya çıkar. Güçlü olan hastalık, zayıf hastalığı iyileştirmemiştir.

Senaryo 3: İki farklı hastalık durumu, ikiside eşit güçte

Yeni ve farklı belirtiler gösteren hastalık, bulunduğu organizmayı etkiledikten sonra eski hastalık ile yepyeni ve daha karmaşık bir durum oluştururlar. Her iki hastalıkta organizmada farklı yerlerde bulunurlar ve tüm belirtileri ile var olurlar.

Senaryo 4: İki benzer hastalık durumu, biri daha güçlü

Birbirine çok benzeyen iki hastalık aynı organizmada bulunduklarında birbirlerini yok ederler. Güçlü olan hastalık, zayıf olan hastalığı yener. Homeopatik remedi ile oluşturulan yapay hastalık, kontrol altında ve süresi sınırlı bir yapay hastalık olduğundan, diğer hastalığı yenecek ve kendiliğinden ortadan kalkacağı için organizma sağlıklı durumuna geri dönecektir.

Bu durumu anlatan en çarpıcı örneklerden biri olan çiçek hastalığı, körlüğe kadar götürebilen göz iltihaplarına sebep olabilir, göz iltihabı olan hastalara çiçek aşısı yapıldığında ise gözleri iyileşmiş ve iltihap geri gelmemiştir.

Bir homeopat için mevcut hastalığı kalıcı olarak iyileştirebilmesi için bu süreci doğru anlayıp, benzer belirtilere çıkaracak remediyi doğru seçmesi gerekmektedir.

Gözlemlenen tüm örneklerde hastalıkla zıt yönde uygulanan etki iyileştirmiyor, mutlaka benzer ve daha kuvvetli olmalıdır.

Özetlemek istersek, organizmada mevcut olan hastalık, o hastalığa benzer ve daha kuvvetli bir hastalık tarafından yok edilebilir. Bu ilk adım için yok edilmek istenilen belirtilerin bütününe bakmak gerekmektedir. Daha sonrasında ise bu belirtileri ortaya çıkaracak homeopatik remedi seçilerek hastanın tam ve kalıcı olarak iyileştirilmesi sağlanmalıdır.

Homeopatinin çalışma prensibi genel olarak böyledir…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.